immün sistem nedir immün sistem hücreleri ve fizyolojisi

T lenfositleri ve B lenfositleri özgül immün sistem ve immün hafızadan sorumlu hücrelerdir.

immün sistem, doğal ve sonradan kazanılmış, non-spesifik ve spesifik olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bağışıklığa immünite, bağışıklık sistemine ise immün sistem denir. Savunma sisteminin ilk iki hattı doğum ile beraber hemen başlar. Savunma hattının üçüncü kısmı doğumdan 12 ay sonra aktif olmaya başlar ve bir ömür boyu devam eder.

Kısaca immün sistem nedir, vücuda giren maddeler arasında dost düşman ayrımını yapan. Kendine ait olan ile olmayanı bir birinde ayırt eden ve tanıyan, sonrasında organizma üzerinde, gerekli kompleks mekanizmayı harekete geçiren sistemdir.

Doğal bağışıklık immün sistem katil hücreleri

Doğal bağışıklık, vücuda giren enfeksiyona karşı, bir iki saat içinde saldırı başlatır, fakat bu saldırı devamlılık arz etmez. Doğal immün sistem elemanlarından NK naturel katil hücreler, enfeksiyon, bakteri, hastalık oluşturan patojen mikroplarını yok eder.

Doğal bağışıklık sisteminin hafızası olmaz, fakat fagostik hücreler patojenleri yutma, süpürme özelliğinin yanı sıra hafıza kaydı için sunum özelliği vardır. Savunma hattının üçüncü fazında yer alan lenfositler, humoral veya hücresel yanıt verirler.

Bağışıklık immün sistem savunma mekanizması

Doğuştan immün sistem

Kazanılmış immün sistem

I. Savunma hattı II. Savunma hattı

III. Savunma hattı

Ağız

Burun

Göz

Mide

Deri

Epitel doku

Salgılar

Fagostik hücreler

Naturel katil hücreler

Yangı iltihabi tepki

Antimikrobiyal tepki

Yüksek ateş

Lenfositler

B

T

Lenfositler

Hümoral yanıt

Lenfositler

Hücresel yanıt

Bağışıklık immün sistem nedir, nasıl çalışır

Bağışıklık sistemi fizyolojisi deri, ter, göz ve burun sıvıları savunmanın ilk hattını oluşturur. Sindirim sistemi mukozaları, organların bağ dokuları, lenf düğümleri, kan plazması ve kan hücreleri kısacası vücudun her yerinde bulunurlar ve ihtiyaç halinde aktive olurlar.

Bağışıklık immün sistem görevleri nelerdir

  • Enfeksiyonlara savaşıp yok ederler
  • Enfeksiyonları kontrol altına alırlar
  • Enfeksiyona özel antikor üretirler
  • Enfeksiyona özel hafıza kaydı yaparlar
  • Enfeksiyonlara karşı bağışıklık oluştururlar
  • Virüsler ile savaşırlar
  • Antijenlere karşı özel yanıt verirler
  • Toksinleri vücuttan atarlar
  • Ölü hücre ve dokuları süpürürler
  • Hastalıklara karşı vücudu korurlar
  • Hücreleri ve dokuları yenilerler
  • Hücre yapısını tamir ederler
  • Bozulan hücreleri yok ederler
  • Tümör oluşumunu engellerler
  • Serbest radikaller ile savaşırlar
  • Kanser hücrelerini öldürürler
  • Doku hasarına karşı yangı (iltihap)
  • Enflamasyon meydana getirirler

Antijenler

Organizmaya verildiklerinde, kendilerine karşı bağışıklığı harekete geçiren, protein, karbonhidratlar, kimyasal maddeler veya enzimler içeren moleküllerdir.Antijenler vücuda verildiğinde savunma sistemi antikorlar ile reaksiyon cevabı verir.

Antikorlar

Vücuda giren antijenleri zararsız hale getirmek için, organizma yapısında T ve B hücreleri tarafından üretilen bir maddedir. Antijenler ile antikorların birleşmesi özel bir olaydır çünkü antikorlar sadece kendine uygun antijenler ile birleşir.

Aşı nedir

Vücuda enfekte edilen, zayıflatılmış veya ölü antijendir. Organizmaya ilk verildiğinde, T veya B hücrelerine sunulur ve yabancı maddeye karşı özel antikor üretilir. Söz konusu antijene karşı özel ve hücresel bazda üretim yaptığı için birinci seferede  yanıt gecikir.

Antijenler organizmaya enfekte olduğunda ne olur

Antijenler

Savunma sistem mekanizması

Hümoral bağışıklık cevabı 

Hücresel bağışıklık cevabı 

Antikor 

Sitotoksit

Immün Hafıza

Lenfositler Hafızalı B hücreleri ve T hücreleri

Primary immun responsa, birinci cevap yavaş gelişir

Secondary immun responsa, ikinci cevap hızlı gelişir

Savunma sistemi temel merkez ve çevre organları

Savunma sisteminin I. ve II. hattı olan doğal bağışıklık sistemi, doğumdan itibaren hemen çalışmaya başlarlar. Fakat tıpta edinsel bağışıklık diye tabir edilen, spesifik immün sistem 12 ay geçtikten sonra kazanılmaya başlar ve ömür boyu devam eder.

Savunma sistemi merkez santral organları

  • Kemik iliği yassı ve uzun kemiklerin içinde bulunur, alyuvarlar, akyuvarlar ve trombosit bütün kan hücreleri kemik iliğinde meydana gelir.
  • Temel immün sistemi WBC lenfositlerden meydana gelir, lenfositlerin alt grup hücreleri bağışıklık sistemini tamamlar.
  • Timus  kemik iliğinde yapılan T lenfositlerin göç ettiği, olgunlaştığı ve savunma mekanizmasına salındığı merkez santral organdır.
  • Tümus bezi, iman tahtası denilen göğüsün üstünde, tiroid bezinin ön kısmında bulunur.

Savunma sistemi çevre organları

  • Merkez immün sistem kemik iliği ve timus bezidir, lenfositlerin merkez santralden  çevre organlara yayılmasına, periferik yayma denir.
  • Lenfosit alt hücreleri olan T ve B hücreleri bir nevi muhafız asker gibi, immün sistem çevre organlarında görev yaparlar. Bu organlar dalak, solunum ve sindirim sistemidir.
  • Deri salgıladığı ter ve yağlar ile pH seviyesini düşürür ve mikroorganizmaların yerleşmesini ve üremesini engeller.
  • Ağız ve burun sıvıları, göz yaşı, tükürük, solunum, mide ve sinidirm yollarında, NK katil hücreler lizozim enzimi salgılarlar virüsleri parçalarlar yok ederler.

Bağışıklık Sistem Organları

Merkez Organlar Çevre Organlar Hücreler Medyatörler
Kemik iliği

Timus

Lenf düğümleri

Dalak

Mukoza

Lenfoidler

Dokular

Trombositler

T – B Lenfositler

NK Katil hücreler

Granüsolitler

Nötrofiller

Bazofiller

Eozinofiller

Mononükleer

Hücreler

Hücre kaynaklı

Plazma kaynaklı

immün Sistem Hücreleri

Akyuvar hücreleri

  • WBC Akyuvar, beyaz kan hücrelerine lökosit denilmektedir. Wbc düşüklüğü, immün yetmezliğe neden olur. Wbc yüksekliği ise enfeksiyon veya enflamasyon kaynaklı hastalıklara işaret eder.
  • Yetişkin bir insan kanında, 7000-11000/mm3 düzeylerinde bulunur. WBC hücreleri kemik iliği ve az miktarda lenfoid dokularda yapılır. Kan dolaşım sisteminde 8 saate kadar, dokularda ise 5 güne kadar yaşarlar.
  • Lökositler kanın şekilli ana hücrelerinden biridir, lökositler kan dolaşımından çıkarak, dokulara ve plazmaya sızabilirler. Plazmada sentezlenme sağlayarak bağışıklık sistemi güçlendirme üzerinde çok önemli görevler üstlenir.
  • WBC lökosit hücreleri, alt grubları, NötrofilEozinofilBazofil, Monosit ve, Lenfosit. ayrıca lenfositlerde, T hücreleri ve B hücreleri, özgül immün sistem ve hafızadan sorumlu hücrelerdir.

Granüsolit Nötrofiller

  • Soluk mavi ve pembe renginde granülleri sahiptir, organizmaya giren yabancı maddeleri, bakterileri yutarak sindirirler bu olaya fagositoz denir.
  • Vücutta bakteri enfeksiyonlarını ve salgıladıkları kimyasal bileşenleri, takip eder yakalarlar. Bakterileri fagosite ederek yutar ve kimyasal garanülleri ile öldürürler.
  • Beyaz kan hücrelerinin yaklaşık %60’ı nörtofllerdir, her gün kemik iliğinde üretilir ve 24 saat yaşarlar, organizmada en çok görülen lokosit hücresidir.

Granüsolit Eozinofiller

  • Bakteri ve enfeksiyon ajanlarına nazaran, daha çok, parazitlere karşı etkin rol üstlenirler, parazitler canlı organizmaya doku ve organlara zararlı canlılardır.
  • Alerjik hastalıklar ve parazitler ile ilgili kompleksleri yok ederler, reaksiyona girince balgam sümük ve idrar gibi sıvılarda sayıları artar.
  • Beyaz kan hücrelerinin en fazla % 3 miktarını oluşturur, 1 mL kanda 500 kadar eozinofil bulunurlar.

Granüsolit Bazofiller

  • Parazit ve virüsler ile mücadele ederler, heparin, histamin ve seratonin, salgılarının kaynağıdır. Akyuvarların %0.4’lük oranını teşkil ederler.
  • Mor renkli granüllere sahiptir, alerjik reaksiyonlarda rol alır ve aktif olduğu bölgede iltihaplanmayı sağlarlar.
  • Bazofiller herhangi bir neden ile canlı dokunun zarar gördüğü iltihabi durumlarda histamin salgılayarak kan akışını hızlandırır.
  • Bazofil normal değeri bir mikro litre kan başına 200 tanedir, sayıları 2000 hücre/mcL’yi geçerse ciddi problemlere işaret ederler.

Agranüsolit Monositler

  • Monositler akyuvar hücrelerinde, % 5.3 oranında bulunur, kan dolaşımının en büyük ve fagosit hücreleridir adeta elektrik süpürgesi gibi çalışırlar.
  • Hasarlı ve ölü hücreleri sindirirler kan dolaşımında  20 saate kadar kalabilirler. Monositler dolaşımdan dokulara geçerler ve makrofaj adını alırlar.

Makrofajlar

  • En büyük kan hücreleri makrofajlardır, organizmadaki dağılımına, retikuloendotelyal, denir. Karaciğer, dalak, lenf düğümleri, bağırsaklarda ve deri hücrelerinde bulunurlar.
  • Makrofajlar, solunum yolu ile gelen, bakteri, enfeksiyon, toz, duman, sigara gibi zararlı partiküllerden, akciğerleri korur ve temiz tutar.

Lenfositler

  • Akyuvarların % 30’u T ve B lenfosit hücreleridir kandaki, lenfositlerin % 75’i T hücreleri, geri kalan % 25’i ise B hücreleridir.
  • T lenfostler hücre kaynaklı, B lenfositler ise plazma kaynaklıdır, savunma ve bağışıklık sisteminde aktif rolleri vardır.

T Lenfositler

  • Kemik iliğinde yapılıp, timus bezine göç ederler. Timusta olgulaşır ve yüzeylerine çok sayıda reseptör yerleştirilir.
  • T hücreleri antijenler için immünglobin proteinleri sentezlemezler, bunun yerine, tek bir antijen için özel TCR reseptörü taşırlar.
  • Organizmaya saldıran bir antijene özgü reseptöre sahip T lenfositleri uyarıldığında, o antijene en uygun şekilde sentezlenirler ve antijeni yok ederler.
  • T lenfositleri, hücresel kaynaklı özgül bağışıklığı sağlarlar, antikor ve humoral sisteme bağımlılıkları yoktur.

Yardımcı T Lenfositler

  • CD4 hücre zarları üzerinde bulunurlar protein bileşenleri vardır, uyarıcı, T ve B lenfositlerin etkinliğini arttırma ve yönetme durumundadır.
  • CD4 yardımcı lenfositleri , hücreler arası iletişimi sağlarlar, bağışıklık hücrelerinin çoğalmasına aracı medyatörlük yapan sitokinler salgılar.

Sitotoksik T Hücreleri

  • CD8 katil hücre molekülleri, organizmaya zararlı, tümör ve virüslerin etkilerini kontol altına alırlar veya öldürürler.
  • Organ veya doku nakli yapılan hastalarında en büyük derdi CD8 katil hücreleridir, organizmaya yabancı gördükleri organ ve dokulara saldırırlar.

Bellek T hücreler

  • T bellek hücreleri vücuda ilk defa enfekte olan antijenlere karşı hafıza reseptörü geliştirme özelliği vardır.
  • Vücuda tekrar enfekte olan antikorlara karşı organizmanın çok hızlı ve etkin reaksiyon göstermesini sağlarlar T bellek hücreleri çok uzun ömürlüdür .

Baskılayıcı T hücreler

  • Baskılayıcı T Hücreleri, savunma yanıtı sağlayan yardımcı T hücrelerinin aşırıya kaçıp organizmaya zarar vermesini engeller.
  • Bağışıklık immün sistem düzgün çalışabilmesi için, yardımcı ve baskılayıcı T hücreleri ve hücre zararlı sitotoksik maddeler muayyen bir dengede olmalıdır.
  • Yardımcı T hücreleri artarsa, aşırı bir bağışıklık yanıt oluşur, Sitotoksik ve baskılayıcı T lenfositler fazlalaşırsa, ise bu sefer bağışıklık sistem baskılanır.

B- Lenfositler

  • Humoral bağışıklık B hücreleri tarafından yapılır humoral bağışıklığa, sıvısal bağışıklık diyebiliriz. Bunun nedeni B hücrelerinin kanda plazma tarafına geçmesidir.
  • B hücreleri antijen yapısına uygun reseptörler taşırlar, bu reseptörlere, IgG, IgM, IgE, IgA ve IgD immunglobulin denir.
  • B lenfositler antijen ile karşılaşınca, reseptörler aracılığı ile reaksiyon girer, bu reaksiyon sonucu, B hücresi antikor ve B hafıza hücresi meydana gelir.
  • Bellek hücre haline gelen B lenfositler, aynı antijen ile tekrar karşılaştıklarında, hızla çoğalırlar ve güçlü bir antikor cevabı verirler.

PLT Trombositler 

  • Kan pıhtılaşmasından sorumlu kan hücresidir, kanama kontrolünü sağlarlar, kırmızı ve beyaz kan hücreleri gibi çoğalmazlar.
  • Kemik iliğinde üretilirler, iç ve dış kanamalarda sayıları artar ve kanamayı durdururlar, trombosit düşüklüğü veya trombosit yüksekliği bir probleme işaret eder.

NK Katil hücreler

  • Doğal katil hücreler kanserli ve virüslü hücreleri gördükleri yerde hemen parçalar ve öldürürler.
  • Yabancı mikroorganizmaları lizozim enzimleri ile yapışır ve parçalarlar, organ nakillerinde vücudun nakledilen organı reddetmesi katil hücreler neden olmaktadır.
  • Lizozim enzimi göz yaşındada bulunur mikroorganizmaların vücuda girişine mani olur.
Don`t copy text!